Geçenlerde bir bayanla tanıştım. Aslında pek tanıştığımız söylenemez, sıkıcı otobüs yolculuklarımdan birinde yanımda oturmuş ve aniden belki de gözlüklerimin vermiş olduğu bilgiç havasıyla bana : “Son günlerde midem çok bulanıyor” dedi. Beklenmedik bir anda, bu farklı soru karşısında şaşkınca gülümsemişim ki devam etti söylediklerine: “ Ama öyle böyle değil, bazen geçiyor gibi oluyor fakat ardından daha şiddetlice devam ediyor. Sürekli aşeriyorum ayrıca bugünlerde.” Ciddi anlamda bir şaşkınlık geçiriyordum. Etrafıma baktım, benden başka bu bayanı dinleyen yoktu. Önümdeki yanında spor gazetesi okuyan adamın gazetesine göz ucuyla, çaktırmadan(!) bakıyor, ayaktaki insanlar vahim bir şekilde ayakta kalabilme savaşı veriyor, ötekisinin ise karnı acıkmış belli reklam panolarındaki pizzalara şehvetlice bakıyordu.
Sonra birden ana olaya döndüm, orta yaşlı bu bayan gözlerimin içine bakıp benden yanıt bekliyordu. “Biliyor musunuz, aynı şeyler bende de oluyor.” Bu cümlem bayanın tedirgin yüz hatlarını yeniden inşa etti, gülümsetti. Sonra tekrar ciddi bir ses tonu ile bana: “ Nasıl yani?” diyebildi. “Evet, son günlerde benim de midem bulanıyor. Özellikle farkındalığımın yüksek olduğu zamanlarda. İnsanların cehaletine, at gözlüklerine, inançsızlıklarına, yozlaşmayı gaye edinme çabalarına, sürekli mutsuz çehre ile kin ve nefretle bakmalarına, kısacası bir çok şeye midem bulanıyor.”
Aynı tempo ile sözlerime devam ettim: “Ve aynı şekilde ben de aşeriyorum sürekli ama yemeklere falan değil. –İyi şeylere- Daha doğrusu iyi olan her şeye. Mesela yemeğini yanındaki yavru köpekle paylaşan çocuğa, kin beslemeden karşılıksız yardım eden dosta, emeğin hakkını fazlasıyla veren işverene, aykırılıkla ayrıcalığı bir tutmayan hükümetlere… Aslında aşerecek iyi olan çok şey var, tabii güzel düşüğündüğümüzde! “
Cümlemin bitmesiyle heyecanla söze girdi bayan, titrek sesle birkaç kelimeyi birleştirip cümle kurmaya çalıştı. Duygulanmıştı, şaşırmıştı. Evet birileri hep cahil olmaya zorlanacaktı, birileri gerçekleri görmezlikten gelmekten keyif duyacaktı, birileri hep güçlünün yanında güçsüzü ezecekti ama bu birilerinin, mide bulantısının, yanında aşerecek iyi olan birçok şey vardı. Güzeli inşa etmek için kötüyü görmeye gerek yoktu, iyi düşünsek yeterdi.
Otobüsten inerken bana sadece gülümsedi. Emindim ki bu gülümseme daha birçok kişiye bulaşacaktı.
T.K
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder