30 Haziran 2012 Cumartesi

Son Kullanma Tarihi Geçmiş Mutluluklar

Uzun zaman geçmişti kendimle hesaplaşmayalı. Eskiden beri tuttuğumun o hesap defterini atalı, aynalara uzun uzun bakmayalı çok olmuştu halbuki. Kendime hayran kalmayı unutmuştum sanki...

Ne çok severdim eskiden kendimi. Her zerremle barışık, her özelliğimle övünen bir 'ben' vardım. Bir ben düşünürdüm belki kendimi ama milyonlar arkamdaymışcasına davranırdım. Söylediğim yalanlar, takmadığım maskeler, uydurmadığım hayaller kalmamıştı. Tüketmiştim. Sonunda benim de tükeneceğimi bile bile.

Boyundan büyük sözler söylerdi, derdi arkamdan çoğu kişi ama ben yüzüne gülünen arkasından konuşulan biri olmak istemiştim sanki. Kalabalıklar içinde kahkaha atan, yalnızlıkta yalın ayaklarla kırıklara basıp kan ağlayan biriydim. Işık saçtığını düşünen çevreye zararlı bir lamba gibi sahte ışıklarım yamalarımı gizler nitelikte ürperticiydi.

Sonra kurtuldum sandım. Bütün koyu renkleri attım hayatımdan-hayatımın sadece o renklerden ibaret olduğunu bilmeden. Ben de atıldım. Yok oldum.

Başarılar içinde sarhoşken bile mutlu değildim. Bazen yakalardı bu anlarımı dostlarım, 'Neden' derlerdi, 'Neden bu kadar mutsuzsun?'

'Yeterince mükemmel değilim.' derdim, küstahca. Hırsın beni başkalaştırdığını sonradan anladım. Kendime onca zararı verdikten sonra.  Ben'i ben öldürdükten sonra.

Geç miydi her şey için? Son kullanma tarihi geçmiş miydi mutluluklarımızın?

Zoraki düşler kurar oldum. Düşlerimde bile beyaz kuğu olamadım.Siyaha çaldım.

Sen hiç siyah kuğu gördün mü diye sorarlar insanlar birbirlerine, 'görmekten bıkan birilerinin olduğunu' bilmeyerek.

Kendinden bile korktuğun zamanların olur, tırmalarsın kendini uysal sandığın karanlığınla. Değişirsin sonra, başkası olursun. Hiç olmak istemediğin birine benzersin gitgide.

Siyahlaşır düşüncelerin gibi bedenin de. O olursun:

Siyah bir kuğu.

Neden mi anlatılayorum sana bu hikayeyi, belki bıkmışımdır etrafımdaki siyah kuğulardan ha ne dersin?

Sen bıkmadın mı yoksa?

T.K