24 Eylül 2011 Cumartesi

Tekrar Merhaba

Uzun zaman olmuş arayı açalı sizinle. Yazı defterime arada bir şeylerimi paylaşsam da sizleri unutmuşum. Yazdıklarımı paylaşmanın ne keyifli olduğunu, yazılarım okunduktan ve bana gelen mesajlardan sonra içimde kelebekler uçuştuğunu unutmuşum. Artık daha sık yazmaya çalışacağım.

Bu hafta eğitim sisteminin bir kölesi olarak kendimi  hissetmeme neden olan bir haftaydı. Saatlerimi bilgisayar başında ders seç-e-meme ile tükettim. Okula açılan telefonlarda samimiyetsiz karşılıklar ve yalan dolan ifadeler aldım. Bazen 2 saat meşgul çalan telefon sonunda ahizeyi kaldırıp masanın üstüne koyup, bana ses vermeden ve ben onları duyarken 2 dakika boyunca insanı kötü hissettirmeyi başaran insanlara tanıklık ettim.

Sabır işiydi okumak, sabredenlerin kazandığı bir oyun misaliydi belki de. Bir on yıl sonra çocuklarıma anlattığımda yaşadıklarımı belki gülüp geçeceğiz birlikte. Belki de yaşanılan bir on yıl'ımız olmayacak ama hayal kuruyoruz işte. Kefenin pamuk şekerimsi güzel kısmının diğer tarafına kötü düşünceleri koymak ne diye?

Son zamanlarda bol bol hayal kuruyorum. Hayallerim eşlik ediyor çoğunlukla yalnız kaldığım anlarda bana. Ben hep hayal dünyasından iyi olanları makaslayıp çekiyorum kendime. Bazen hırsıma yenik düşüyorum. Kızıyorum çokça kendime. Bazen yanılıyorum insanlar hakkında ama çoğunlukla haklı çıkıyorum. Hepsinin önceden yazılmış senaryolarını dinlemek pek hoş olmasa da, çaktırmıyorum yine, arada sufle verip onlara unuttukları replikleri hatırlatıyorum ve onlar bir şey olmamışçasına devam ediyorlar, yine-yine.

Ve sözlerimi Can Yücel'in çok beğendiğim bir şiiri ile noktalamak istiyorum. Kendinize iyi bakarken başkalarına da bakın iyi. Çünkü iyilikler, sevgiler bulaşıcıdır ve artık karamsar bu havanın dağılması için bu sevgi bulaşıcılığına ihtiyacımız var çünkü HER ŞEY SİZDE GİZLİ:

Yerin seni çektiği kadar ağırsın
Kanatların çırpındığı kadar hafif..
Kalbinin attığı kadar canlısın
Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç...
Sevdiklerin kadar iyisin
Nefret ettiklerin kadar kötü..
Ne renk olursa olsun kaşın gözün
Karşındakinin gördüğüdür rengin..
Yaşadıklarını kar sayma:
Yaşadığın kadar yakınsın sonuna;

Ne kadar yaşarsan yaşa,
Sevdiğin kadardır ömrün..
Gülebildiğin kadar mutlusun
Üzülme bil ki ağladığın kadar güleceksin
Sakın bitti sanma her şeyi,

Sevdiğin kadar sevileceksin.
Güneşin doğuşundadır doğanın sana verdiği değer
Ve karşındakine değer verdiğin kadar insansın
Bir gün yalan söyleyeceksen eğer
Bırak karşındaki sana güvendiği kadar inansın.
Ay ışığındadır sevgiliye duyulan hasret
Ve sevgiline hasret kaldığın kadar ona yakınsın
Unutma yağmurun yağdığı kadar ıslaksın
Güneşin seni ısıttığı kadar sıcak.
Kendini yalnız hissettiğin kadar yalnızsın
Ve güçlü hissettiğin kadar güçlü.
Kendini güzel hissettiğin kadar güzelsin..

İşte budur hayat!
İşte budur yaşamak bunu hatırladığın kadar yaşarsın
Bunu unuttuğunda aldığın her nefes kadar üşürsün
Ve karşındakini unuttuğun kadar çabuk unutulursun
Çiçek sulandığı kadar güzeldir
Kuşlar ötebildiği kadar sevimli
Bebek ağladığı kadar bebektir
Ve her şeyi öğrendiğin kadar bilirsin bunu da öğren,
Sevdiğin kadar sevilirsin...







T.K